İngilizce Kelime Listesi 37


Vay arkadaş, bugün iyi bir liste çıkardım, nasıl gaza geldiysem ekledim de ekledim. Yine de çok var yeaaa, yap yap bitmiyor. Ama eninde sonunda bitecek, bitecek!

Anlam kısmının içeriğini görmek için mouse ile üzerine gelin, eğer mobil cihazdan ulaştıysanız ilgili yere dokunun.

S Kelime Anlam Tür
1 along boyunca, süresince; yanısıra, beraberine, yanına; ileriye, ileri zarf
2 appoint tayin etmek, atamak; saptamak, kararlaştırmak, belirlemek; döşemek, dayayıp döşemek fiil
3 around etrafına, etrafında, etrafta, çevrede, bu civarda; arada burada, oraya buraya sıfat
4 assistance yardım, destek isim
5 asylum sığınak, barınak, himaye, koruma; akıl hastanesi; iltica, sığınma isim
6 auxiliary yardımcı, destek; yedek sıfat
7 bear the brunt of saldırının en ağır kısmını çekmek, baskının en şiddetli kısmını çekmek, kabak başına patlamak, ceremesini çekmek diğer
8 believe in inanmak, itikat etmek, güvenmek, inanmak (bir şeye) phrasal fiil
9 bipolar iki kutuplu sıfat
10 burglar hırsız, soyguncu, ev hırsızı isim
11 case legal case adli dava diğer
12 clean off yüzeyini silmek phrasal fiil
13 collaborate işbirliği yapmak, el ele vermek, birlik olmak; düşmanla birlik olmak fiil
14 come by edinmek, kazanmak, uğramak, ziyaret etmek phrasal fiil
15 confiscation kamulaştırma, haciz, istimlak isim
16 confound şaşırtmak, kafasını karıştırmak, karıştırmak; bozmak, yıkmak; yenmek; utandırmak; kahretmek fiil
17 congenital yaradılıştan olan, doğuştan sıfat
18 consecutive ardışık, birbirini izleyen, ardarda sıfat
19 consolation teselli, avunma, avuntu, teselli eden şey isim
20 corrode aşındırmak, yıpratmak, çürütmek, kemirmek, yıpranmak fiil
21 court martial askerı mahkeme, divanı harp isim
22 crux düğüm noktası, püf noktası; temel özellik; mesele, çözümü zor mesele isim
23 dedication tahsis edilmiş, ithaf isim
24 disease hastalık, rahatsızlık, illet isim
25 draw back geri çekmek, geri almak, yerine getirmemek, geri kalmak, çekilmek, gerilemek phrasal fiil
26 drawer çekmece (masa), çekmeceli dolap, göz; çeken kimse; keşideci, işlemci isim
27 drive up yükseltmek, yukarı çekmek, arabayla gitmek fiil
28 ejaculate fışkırtmak, boşaltmak, söyleyivermek, fışkırmak, boşalmak, haykırmak, bağırmak fiil
29 enslave esir etmek, köle yapmak fiil
30 enthusiastic ateşli, coşkulu, hevesli, istekli, can atan sıfat
31 envy gıpta etmek, imrenmek, gözü kalmak, kıskanmak, çekememek fiil
32 executioner cellat, gol atan oyuncu, golcü isim
33 fall back upon müracaat etmek, başvurmak, el atmak phrasal fiil
34 fire-proof yangına karşı emniyetli, yangına karşı güvenli diğer
35 front wiper arm blades ön silecek lastikler diğer
36 full dolu, tam, tok, etine dolgun, balıketi, bol, geniş, meşgul, öz, elinden gelenin en iyisi, son sıfat
37 gauge ayar, ölçü, ölçme aleti, kalibre, kapsam, hacim, kıstas, kriter isim
38 give away bağışlamak, vermek, feda etmek, ele vermek phrasal fiil
39 go against aykırı olmak, karşı gelmek, karşı çıkmak, karşı olmak, ters düşmek phrasal fiil
40 go back over tekrar/yeniden gözden geçirmek/incelemek, (geriye dönüp) bir şeyin üzerinden geçmek phrasal fiil
41 good-humoured güler yüzlü, şen, neşeli, uysal sıfat
42 hand out dağıtmak, vermek, bağışlamak phrasal fiil
43 handheld  elde kullanılır, elde kullanılan, elle/elde taşınır diğer
44 harbor barındırmak, beslemek, gütmek, barınmak, sığınmak, demir atmak fiil
45 hold someone responsible sorumlu tutmak fiil
46 illuminate aydınlatmak, ışıtmak, ışıklandırmak, yaldızlı harflerle süslemek, aydınlanmak fiil
47 incessant sürekli, devamlı, aralıksız, ardı arkası kesilmeyen sıfat
48 justifiable hak verilebilir, mazur görülebilir, haklı çıkarılabilir sıfat
49 liaison bağlantı, irtibat, ilişki, yasak aşk, terbiye (yemek), ulama isim
50 limelight karpit lâmbası, sahne ışığı isim
51 makeover görünümünü tamamen değiştirme, bazı makyaj malzemeleriyle insanın görünümünü değiştirmesi isim
52 mandate manda altına almak fiil
53 needy muhtaç, yoksul, fakir sıfat
54 nocturnal gece, geceleyin hareketlenen sıfat
55 nod off uyuklamak, pineklemek phrasal fiil
56 nuisance sıkıntı, dert, belâ, baş belâsı, sıkıcı tip, rahatsızlık isim
57 occupation oturma, işgal, kullanan, uğraş, iş, meşguliyet, uğraşı isim
58 one’s departure from work işten çıkış (saati) isim
59 orbit yörüngede dönmek, yörüngeye sokmak, yörüngesine almak, yörünge izlemek, rota izlemek fiil
60 owe borçlu olmak, minnettar olmak, duymak (his) fiil
61 pass for olarak geçmek, olarak kabul edilmek, sanılmak, diye kabul edilmek isim
62 pervert ayartmak, bozmak, baştan çıkarmak, çarpıtmak fiil
63 policy politika, siyaset, hareket tarzı, önlem, tedbir, poliçe, sigorta belgesi isim
64 population nüfus isim
65 precisely kesinlikle, elbette, kesin olarak, kusursuz olarak, tamam, tam, belli, açık olarak zarf
66 rashness düşüncelilik, acelecilik, ihtiyatsızlık isim
67 reliable güvenilir, emin, inanılır, güvenli, emniyetli sıfat
68 respectfully saygılı bir biçimde, hürmetle zarf
69 revel alem, cümbüş, eğlence isim
70 roam dolaşma, gezinme, gezme isim
71 rollout yeni çıkan bir ürün veya hizmetin ilk kez görücüye çıkması diğer
72 sanitary hijenik, sağlık, sıhhi, temiz sıfat
73 scruffy scruffy isim
74 sect mezhep, hizip, tarikat, cemaat isim
75 set about girişmek, koyulmak, başlamak, kavgayı başlatmak phrasal fiil
76 shanty baraka, gecekondu, kulübe, heyamola, gemici şarkısı isim
77 she has a point doğru bir noktaya değindi diğer
78 show someone around birini gezdirmek, birine etrafı göstermek, birine rehberlik etmek phrasal fiil
79 sledge kızak, balyoz, dövme çekici isim
80 so o kadar, pek, öyleki, çok, kadar, böyle, öyle, şöyle, de, da, aynen, böylece, demek, demek ki zarf
81 soot is yapmak, is lekesi yapmak, kurum bulaştırmak fiil
82 spare yedek, fazla, boş, az, yetersiz, az kullanan, zayıf, sıska, cimri, eli sıkı, hasis sıfat
83 stimulus uyarıcı, uyandırıcı, canlandırıcı, teşvik edici şey, ısırgan otu tüyü isim
84 stomping enerjik, kıpır kıpır, canlı diğer
85 striking çarpıcı, dikkat çekici, şaşırtıcı, göz alıcı, vuran, çarpan, grevdeki, grev yapan sıfat
86 sturdy güçlü, sağlam, dayanıklı, yapılı, gürbüz, azimli, sebatlı sıfat
87 susceptible hassas, duyarlı, alıngan, duygulu, duygusal, elverişli, müsait, şıpsevdi, kolay aşık olan sıfat
88 tailpipe dışatım borusu, egzoz uç borusu, egzoz boruzu isim
89 temper huy, ruh hali, keyif, öfke, sinir, huysuzluk, kıvam, tav, çeliğe verilen su isim
90 terrible korkunç, berbat, çok kötü, müthiş sıfat
91 through bir uçtan bir uca, baştan sona, sayesinde, tamamen, doğru, doğruca zarf
92 tremendously son derece, olağanüstü düzeyde, çok, harika bir biçimde çok büyük zarf
93 ultimate son, en son, en uzak, esas, nihai, en yüksek sıfat
94 uncultivated işlenmemiş, ekilmemiş, eğitilmemiş, kültürsüz sıfat
95 uneasy huzursuz, rahatsız, endişeli, tedirgin, rahatsız edici, endişe verici, sıkıntılı, zor, tutuk sıfat
96 varied çeşitli, türlü, farklı, değişik sıfat
97 vomit kusmak, çıkarmak, istifrağ etmek, püskürtmek, lav püskürtmek fiil
98 weep iltihap akıtmak, ağlamak, gözyaşı dökmek, damlamak, sızmak, akıtmak, özsu akıtmak fiil
99 worthwhile değer, zahmete değer, zamana değer sıfat
100 zeal gayret, heves, istek, azim isim

Bunlar da hoşunuza gidebilir...


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir